STEM Alanında Cinsiyet Eşitliği

2020 Şubat ayından itibaren yapılan çalışmalar dünyadaki bilim insanı nüfusunun %30’unun kadın olduğu tespit etmiştir. Sayıların geçmiş yıllarda hiç şüphesiz artmasının yanı sıra farklı çalışma alanlarıyla kıyaslandığında, bu sayı umulduğundan çok daha düşük. STEM, geleceğe en çok yönelen alanlardan olmasına rağmen birçok kişi bu alandaki cinsiyet uçurumunun sebebini araştırıyor ve bu durum için çözümler üretilmeye çalışılıyor.


Ancak ilginç bir şekilde bu oran dünyanın tamamını yansıtmıyor. Örneğin, World Economic Forum’a göre, Orta Doğu bölgesinde bulunan araştırmacı ve bilim insanlarının %80’i kadındır. Aynı şekilde Azerbaycan, Tayland ve Gürcistan’daki kadın bilim insanları erkeklerden sayıca fazladır. Maalesef bunların dışındaki ülkelerden alınan sonuçlar daha düşüktür: en sonda %5 ile Çad olmak üzere. Bu oran farklı kıta ve ülkeler için değişse de %50’nin üstünde bir orana sahip olan tek bölge Orta Doğudur. Bu durum ise kız çocukların erken yaşlarda STEM alanına ilgilerinin artırılması amacıyla yapılan çalışmalarla düzeltilmeye çalışılmakta.


Başka bir sorun ise kadınların, özellikle üniversitede, bu alana ilgisizlikleridir. Birçok kişi -lisede robotik veya bilim faaliyetlerine katılmalarına rağmen- yüksekeğitimde bu yolu seçmiyor. World Economic Forum yazarı Johnny Wood, dünyada iletişim teknoloji öğrencilerinin yalnızca %3’ünün kadın olduğunu tespit etmiştir. Matematik ve istatistik alanlarında bu oran %5’e ve mühendislik alanlarında %8’e yükselmektedir.


Beklenmedik bir şekilde, mühendislik ve inşaat alanlarındaki kız öğrenci sayısı iletişim teknolojilerinden fazladır. Bu sayılar dünyanın her yerinde aynı olmamasına rağmen büyük bir kısmını yansıtmaktadır. Bunun yanı sıra araştırmacılar, Birleşik Krallık üniversitelerindeki STEM öğrenci popülasyonun %35’inin kadın olduğunu bulmuşlardır.


Peki neden STEM alanındaki cinsiyet eşitsizliği bu kadar büyük bir sorun? Bu sorun ve sebebi hakkında tarihin en büyük tartışmaları yine Şubat 2020’de yer almıştır. Makale, açıklanamaz bir olayla başlar: geçmişte, Gijsbert Stoet ve David Geary’nin araştırmalarına göre bir ülkenin STEM alanındaki kadın sayısı ülkenin kadınlara verdiği hak ile doğru orantılıdır. Ancak, gelecekte bu teorinin yanlış olduğu ortaya çıkmıştır.


Örneğin, Finlandiya’da, ki bu ülke cinsiyet eşitliğinde liderlerden biridir, STEM alanında neredeyse hiç kadın bulunmamaktadır. Başka bir örnek de Cezayir’dir. Cezayir, Finlandiya ile karşılaştırıldığında cinsiyet eşitsizliğinde daha geri kalmıştır ancak bilim ve teknoloji alanında eğitim gören kadınlar sayıca çok daha fazladır. Gijsbert Stoet ve David Geary buna rağmen ikna olmayarak araştırmalarına devam etmişlerdir. Bir sonraki teorileri, bu rakamın kişinin bulunduğu ülke ve ekonomik imkanlarına bağlı olduğu ve STEM alanında bir kariyer sahibi olmanın birçok kadın için bir seçenek olmadığıdır. Daha sonra Harvard bu iki bilim insanının “bilinmeyen ölçüm birimleri” kullandığını kanıtlamıştır.


Esasen; bilim, matematik ve mühendislik alanlarında kadın ve erkek eşitsizliğinin bu kadar büyük olmasının sebebi halkın bakış açısıdır. Her geçen gün artan önyargı sorunu STEM alanını da diğer her mesleği etkilediği kadar, belki daha bile fazla, etkilemektedir. Şaşırtıcı bir şekilde, bu konuda en büyük rolü Amerikan film endüstrisi oynamaktadır. “Gender Bias Without Borders” çalışmasında Hollywood gibi prodüksiyonların toplumdaki kadın algısını ve geleneksel düşüncelerin dayatıldığı bulunmuştur. Yazıda aynı zamanda “Ekranda, mühendis, bilim insanı ve matematikçi rollerinin büyük bir kısmı erkekler tarafından oynanmaktadır. Bu film vb… yapımlarda STEM alanında çalışan kadın karakterler yalnızca %12’dir.” cümlesi belirtilmiştir.


Yıllar boyunca bu sorunu çözmek için birçok yöntem denenmiştir. Bazısı okullarda sunumlar yapmış, bazıları ise dernekler, hareketler organize etmiştir. Özellikle UNESCO bu konuda birçok organizasyona destek olmaktadır. Sonuç her zaman eğitimde teşvik edinilmesine gelmiştir. Belki de kızların okullarda matematik ve bilim konularını keşfetmede yardıma ihtiyacı vardır. “SAGA” gibi projeler bu konuda ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu projenin amacı, eğitim seviyelerinde STEM alanında cinsiyet aralarını kapamak ve bu konuda farkındalık yaymaktır. Başka bir destek de “Girl Powered” gibi dünyanın her yerinde, özellikle kızlar için düzenlenen, robotik yarışmalarıdır. Bunun gibi düzenlemeler kızların erken yaşta STEM alanına dahil olmasını sağlamaktan başka, aynı zamanda bu alana ilgi duyup duymadıklarını keşfetmek için ideal bir fırsat.


Kısacası; bilim, matematik vb. alanlardaki cinsiyet eşitsizliği insanların düşündüğünden çok daha ciddi bir sorun. İnsanlar yıllar boyunca bu sorunun nasıl ortadan kaldırılabileceğini düşünmüş, sebebini aramışlardır. Günümüzde, neredeyse 100’den fazla organizasyon bu konu üzerinde çalışmakta ve yol almaktadırlar. Ancak bu sorunu çözmek insanların sandığı kadar zor değil. Yeni çözüm ve yollar icat etmektense, medyada ve günlük hayatlarımızdaki rol modellerinde değişiklik yapılması gerekmektedir.


Lal Acar'23

Instagram
  • Instagram
  • Spotify
Spotify

@hisarinsessi

Hisarın Sessi

Her geçen yıl katlanarak büyüyen Hisarın Sessi, 4 yıldır gururla Hisar Lisesi’nin “ses”ini duyuran, günümüzde örneğini nadir gördüğümüz etik ve temiz gazeteciliği kendine başlıca hedef güden; en doğru ve hızlı şekilde bilgilendirme, perspektif ve farkındalık kazandırmanın yanı sıra okuyucusuna keyif veren, lise geleneği haline gelmiş ve tamamıyla lise öğrencileri tarafından yürütülen bir yapıdır.

BİZE ULAŞIN

E-Posta

© 2020 by Ayşe Çelebi, Defne Bahar, Kaan Ayverdi, Lal Acar, Zeynep Sude Aytekin