İstanbul'un Hazineleri

Ah İstanbul, milyonlarca insanın ev dediği ve milyonlarca insanın seyahat ettiği bu özel şehir. Ben İstanbul’a evim diyebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Hayatımın 16 yılının başka bir yerde geçmesini istemezdim çünkü İstanbul’da bulamayacağın hiçbir şey yok. Dinden tut sanata, kültüre, insanına... 


Sizinle İstanbul’da en sevdiğim birkaç yeri ve oralarda ne yapmayı sevdiğimi paylaşmak istiyorum. 


İlk başta: Ara Kafe. İstiklal Caddesi’nde yer alan bu kafe ismini ünlü fotoğrafçı Ara Güler’den almıştır. 2001 yılında Ara Güler bu kafeyi atölyesinin zemine açmıştır. Korona çıkmadan önce her cumartesi Beyoğlu’na derse giderdim ve her çıkışta Ara Kafe’de oturup kahve içer veya öğlen yemeği yerdim. Öğle yemekleri için ideal bir mekan. Atmosferi de çok eğlenceli ve farklı. İçeride çokça fotoğraf bulunuyor, tuvaletleri bile inanılmaz bir şekilde dekore edilmiş. 


İkinci yer: Feriköy Antika Pazarı. Burası İstanbul’un en büyük antika pazarı olarak biliniyor. Ailecek gitmeyi çok severiz çünkü herkesin ilgisine uygun nesneler bulunabilecek bir yer. Abim tarihsel objelere,  annem ev süslerine, ben fotoğraf ve kameralara, babam da eski plak ve CD’lere bakar. Hakikaten ne ararsanız bulabileceğiniz inanılmaz bir yer... İçeriye tek bir şey isteyerek girip, binlerce şey almış şekilde çıkmanız gayet olası. Eski eşyalar ve tarihe ilginiz varsa gitmenizi şiddetle öneririm. 


Üçüncü yer: Caddebostan Sahili olmak zorunda. İstanbul’u güzel ve dünyada “tek” yapan özelliklerinden biri Avrupa ve Asya kıtasını bağlayan boğazıdır. Caddebostan, Boğaz’da olmamasına rağmen İstanbul’da gördüğüm en güzel deniz manzaralarından birine sahip. Özellikle gün batımında sörf yapanları gören o manzarayı ilk gördüğümde ağzım açık bir şekilde izledim.


Dördüncü yer: Akaretler, Beşiktaş. Restoranları dışında müze gezmek içinde muhteşem bir semttir. İsmini Akaretler sıra ev grubundan alır. Sergilerin arttığı ve inanılmaz derecede sanat görebileceğiniz zaman “Art Week”tir. Geçen sene 18-30 Eylül arasında gerçekleştirilen bu aktivite bu sene ne yazık ki gerçekleştirilemedi. Umarım seneye gerçekleştirilebilir ve sanatla dolu bir hafta geçirebiliriz.


Beşinci yer: Yeniköy. Aslında tam olarak yer değil de, orada yaptığım aktivite benim için çok özel: Martı’yla sahil yolunda gezmek. Geçen sen birkaç arkadaşımla eğlencesine kiralayıp Yeniköy’den Bebeğe kadar gitmiştik ve inanılmaz güzel bir anı oldu hepimize.


Altıncı yer: Şişhane Metrosu. Rastgele bir yer atmışım gibi gelebilir ama İstanbul’da en sevdiğim yerlerden biri Şişhane metro durağı. M2 metro hattını sıklıkla kullanan biri olarak, hala tam nedenini bilmememe rağmen, Şişhane metrosuna ayrı bir sevgi besliyorum. Bunu bu yazıda bunu belirtmesem olmazdı...


Son olarak yedinci yer: Mısır Çarşısı. Evet Mısır Çarşısı, Kapalı Çarşı değil. Yine tam olarak nedenini bilmediğim ama hep kalbimde farklı bir yere sahip olacak yerlerden biri. Ailemle olsun, arkadaşlarımla olsun gezmeyi sevdiğim, bol kültürel özelliğe sahip olan Fatih, en sevdiğim hobilerden birine de ev sahipliği yapıyor: analog fotoğrafçılık. Sirkeci, analog/film fotoğrafçılığı seven bir insan için için cennettir.


İstanbul’da daha milyonlarca emsalsiz yer var ve ben sadece size en sevdiğim yedi yerin özetini geçebildim. Umarım hiç gitmediğiniz ve artık gitmek istediğiniz bir yer öğrenmişsinizdir...


Yasemin Tanyü'22